Cannes Film Festivali'nin Eleştirmenler Haftası Program Direktörü Thomas Rosso, kısa filmlerin bağımsız bir sanat formu olduğunu belirterek, bu alandaki yaratıcı süreçlerin önemine dikkat çekti. Rosso, TRT 12 Punto etkinliğinde genç sinemacılarla bir araya geldi.
TRT'nin bu yıl 8. kez düzenlediği senaryo geliştirme ve ortak yapım platformu "TRT 12 Punto", dünya sinemasının önde gelen profesyonellerini ağırlamaya devam ediyor.
Etkinliğin bu yılki dikkat çekici konuklarından biri, Cannes Film Festivali'nin Eleştirmenler Haftası Program Direktörü ve Next Step Atölyesi Direktörü Thomas Rosso oldu. Türkiye'deki genç sinemacılarla bir araya gelen Rosso, projeleri yakından inceleyerek bağımsız sinemanın geleceği ve kısa filmin endüstrideki hayati rolü hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Rosso, uluslararası festivallerin sadece bitmiş filmleri vitrine çıkaran mekanizmalar olarak görülmesinin yanlış olduğunu belirterek, yaratıcı sürecin en erken aşamalarında kurulan bağların önemine dikkat çekti. 12 Punto gibi platformların bu boşluğu doldurduğunu ifade etti.
Rosso, büyük festivallerde filmlerin genellikle tamamlanma aşamasında teslim alındığını, ancak bir programcı olarak sadece bitmiş filmleri beklemenin sinemacılar için geç kalmış olacağını vurguladı. Film seçmenin, bir katalogdan ürün beğenmekten çok daha derin bir diyalog olduğunu belirtti.
12 Punto'nun sunduğu zemin sayesinde sinemacılara festivallerin arkasında gerçek insanlar olduğunu hissettirebildiklerini dile getiren Rosso, Türk projelerine büyük film marketlerinde de rastlandığını ancak buralardaki yoğunluk nedeniyle odaklanmanın zor olduğunu aktardı.
Kısa filmi sadece uzun metraja geçişte bir basamak olarak görme eğilimini eleştiren Rosso, kısa filmin bağımsız bir sanat formu olduğuna dikkat çekti. Kısa filmin, oyunculuk yönetimi, hikaye anlatımı, ışık, ses ve kurgu gibi sinemanın temel disiplinlerinin yoğun bir şekilde bir araya geldiği bir alan olduğunu ifade etti.
Rosso, Cannes Eleştirmenler Haftası kapsamında kısa film yönetmenlerine de eşit birer sanatçı olarak yaklaştıklarını belirtti. Güçlü bir mizansen duygusu ve oyuncular aracılığıyla hikaye anlatabilme becerisinin sinemanın özünü oluşturduğunu vurguladı.
Ayrıca, sinemada yapay zeka kullanımına da değinen Rosso, sinemanın kendine özgü mekanizmaları sayesinde diğer sektörlerden daha korunaklı olduğunu söyledi. Yapay zekanın sanatsal yaratıcılığı taklit etme konusunda yetersiz kaldığını belirterek, bu alandaki gelecekle ilgili endişelerini dile getirdi.
Teknolojik dönüşümlerin tarihsel gelişiminden de bahseden Rosso, müzik sektöründeki dönüşümlerin sinemayı da etkileyeceğini ifade etti. Ancak özgünlük ve sahicilik kavramlarının yapay zeka tarafından taklit edilemeyeceğini savundu.
Rosso, sinemanın geleceğinin makinelerin ne kadar akıllanacağıyla değil, insanların kendi özgün hikayelerini anlatma çabalarıyla şekilleneceğinin altını çizdi ve üretmeye devam etmenin önemine vurgu yaptı.