DOLAR 32.45
EURO 35.12
ALTIN 2455
BIST 100 9120

Makine Sektörünün İhracatı Yılın İlk Yarısında 13,8 Milyar Doları Buldu

Makine İhracatçıları Birliği verilerine göre, 2025'in ilk yarısında makine sektörünün ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 artarak 13,8 milyar dolara ulaştı.

EKONOMI
18.07.2026 12:12
139 okuma
Okuma Süresi: 4 dk
Makine Sektörünün İhracatı Yılın İlk Yarısında 13,8 Milyar Doları Buldu - TUHA

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) tarafından açıklanan verilere göre, 2025 yılının ocak-haziran döneminde, serbest bölgeler dahil olmak üzere makine imalat sanayisinin toplam ihracatı 13,8 milyar dolar olarak kaydedildi.

Bu dönemde kilogram başına ortalama ihracat fiyatı yüzde 11 artış göstererek 8,7 dolara yükseldi.

İlk yarıda en yüksek ihracat, 1,7 milyar dolarla Almanya'ya gerçekleştirildi ve bu, yüzde 8,7'lik bir artış anlamına geliyor. ABD ise yüzde 33,9 artışla 1,2 milyar dolarlık ihracatla ikinci sırada yer aldı. İtalya, Birleşik Krallık ve İspanya, ihracatın en fazla yapıldığı diğer ülkeler arasında yer aldı.

İhracatta en yüksek artışın yaşandığı ürün grubu, yüzde 25,6'lık bir artışla 'türbin, turbojet ve hidrolik silindirler' olurken, 'deri işleme makineleri'nin ihracatında yüzde 35,3'lük bir düşüş gözlemlendi.

MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, küresel sanayideki yatırım davranışlarını ve tedarik stratejilerini etkileyen jeopolitik belirsizliklerin kalıcı hale gelmeye başladığını ifade etti. Yılmaz, ABD-İran gerilimi gibi yükselen jeopolitik risklerin, Avrupa sanayisi ve Almanya'daki üreticiler üzerindeki mevcut yapısal sorunları daha da derinleştirdiğini belirtti.

Geleneksel sanayi kollarında yaşanan daralma ve istihdam kayıplarının yanı sıra, savunma harcamalarının artış göstermesiyle bazı üretim alanlarında büyümenin görüldüğünü dile getiren Yılmaz, bu durumun küresel sermaye ve devletlerin önceliklerinin hızlı bir şekilde değiştiğine işaret ettiğini kaydetti.

Yılmaz ayrıca, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde imzalanan çok uluslu tedarik anlaşmalarının, küresel ekonominin artık 'güvenlik odaklı yeni bir endüstriyel tahkimat' dönemine girdiğini ortaya koyduğunu belirtti. Savunma ve güvenlik harcamalarının 2035 yılına kadar milli gelirin yüzde 5'ine çıkarılmasının hedeflendiğini aktaran Yılmaz, bunun imalat sanayisi için büyük bir sipariş ve yatırım dalgası potansiyeli sunduğunu ifade etti.

Türkiye'nin bu durumu stratejik bir avantaja dönüştürmek amacıyla, zırhlı araçlardan füzelere, insansız hava araçlarından konvansiyonel silahlara kadar geniş bir yelpazede üretim yapma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Mevcut mühimmat açıklarının yanı sıra askeri üretim kapasitesini artırma çabalarının, Türk makine sektörünün küresel askeri-sanayi hiyerarşisinde daha yüksek katma değerli bir konuma ulaşması için tarihi bir fırsat sunduğunu belirtti.

MAİB Başkanı Yılmaz, karlı ve uzun vadeli projelere dahil olmanın, savunma sanayisinin talep ettiği yüksek teknolojik disipline ve sıkı düzenleme standartlarına uyum sağlamaktan geçtiğini ifade etti. Ayrıca, Avrupa savunma tedarik zincirlerine entegrasyonun Türk makine sektörünün kalite, izlenebilirlik, siber güvenlik ve üretim standartlarını önemli ölçüde artıracağını belirtti.

Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için başlangıçta zorlu görünen sertifikasyon süreçlerinin, sektörün küresel rekabet gücünü artıracak kalıcı bir dönüşüm yaratacağını vurgulayan Yılmaz, bu süreçte kamu desteklerinin sürekli sürmesinin önemine dikkat çekti.

Yılmaz, ülkelerin artan savunma sanayisi yatırımlarının geleneksel ekonomik dengeler üzerindeki olası etkilerine dair endişeleri dile getirerek, güçlü bir savunma altyapısının amacının çatışmaları körüklemek değil, caydırıcılık sağlayarak barış ve güvenliği korumak olduğunu sözlerine ekledi.

Makine sektörünün geliştirdiği ileri teknolojilerin savaş alanlarında kullanılmamasını umduğunu belirten Yılmaz, bu yatırımların kalıcı barış ve küresel istikrarın güvencesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: tuha.org.tr

Benzer Haberler

Tümünü Gör