DOLAR 49,5404
EURO 55,5938
ALTIN 6.630,81
BIST 100 12.070

Türkiye'de Eyyam-ı Bahur Sıcakları Etkili Olacak

Türkiye, ağustos ayının ilk günlerinde eyyam-ı bahur sıcaklarının etkisi altına girecek. Özellikle Güneydoğu Anadolu'da sıcaklıkların 40 dereceyi aşması beklenirken, İstanbul'da yüksek nem nedeniyle bunaltıcı hava koşulları yaşanacak.

YAŞAM
01.08.2026 11:10
47 okuma
Okuma Süresi: 5 dk
Türkiye'de Eyyam-ı Bahur Sıcakları Etkili Olacak - TUHA

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, halk arasında 'eyyam-ı bahur' olarak bilinen sıcak hava döneminin meteorolojide resmi bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Bu dönemin bazı takvimlerde '31 Temmuz-7 Ağustos', bazılarında ise '1-8 Ağustos' olarak kaydedildiğini ifade eden Toros, eyyam-ı bahurun en sıcak günleri temsil ettiğini aktardı. Her yıl aynı tarihlerde veya aynı şiddette yaşanmasının mümkün olmadığını söyleyen Toros, ağustos ayının ilk günlerinde Türkiye genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkabileceğini öngördü.

Geçen yıl eyyam-ı bahur sıcaklarının tüm yurtta etkili olduğunu ve sıcaklık rekorlarının kırıldığını vurgulayan Toros, sıcak hava dalgasının doğudan Arap Yarımadası'ndan, batıdan ise Afrika üzerinden geleceğini belirtti. Sıcaklıkların bölgeden bölgeye farklılık göstereceğine dikkat çekti.

Güneydoğu Anadolu'da yüksek hava sıcaklığının temel risk unsuru olacağını kaydeden Toros, İstanbul gibi Marmara'nın kıyı kesimlerinde yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklığın daha fazla artacağını ifade etti. 3 Ağustos Pazartesi günü İstanbul'da sıcaklıkların 30, 4 Ağustos Salı günü ise 32 dereceye çıkması bekleniyor. Eyyam-ı bahur sürecinde Güneydoğu Anadolu'da sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkacağı, çarşambadan itibaren ise tüm Türkiye'de normalin üzerinde sıcaklıklar yaşanacağı öngörülüyor.

Kısa süreli sıcak hava dalgaları ile iklim değişikliğinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Toros, tek bir sıcak döneminin iklim değişikliğinin kanıtı olarak görülmemesi gerektiğini ancak uzun yıllara ait verilerin Türkiye’de belirgin bir ısınma eğilimini ortaya koyduğunu belirtti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’nin ortalama sıcaklığının 1970-1980 döneminde 12,7 derece iken, 2014-2025 döneminde 14,4 dereceye yükseldiği aktarıldı. İki dönem arasında yaklaşık 1,7 derecelik bir artış yaşandığı kaydedildi. Türkiye'nin en sıcak yılının 2024'te 15,3 derece ortalama sıcaklıkla kaydedildiği, en soğuk yılının ise 1992'de 11,4 derece olduğu ifade edildi.

Bugün yaşanan sıcak hava olaylarının yalnızca 'yazın zaten sıcak olmalı' şeklinde değerlendirilemeyeceği belirtildi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 yılı iklim değerlendirmesinin Türkiye’nin sıcaklık artışları ve aşırı hava olayları açısından giderek daha fazla riskle karşı karşıya kaldığını gösterdiği vurgulandı.

Türkiye’deki uzun dönemli ısınma eğiliminin küresel iklim değişikliği ile uyumlu olduğu kaydedildi. Sıcak hava dalgalarının gelecekte daha sık, daha uzun süreli ve daha etkili olabileceği ifade edildi.

Bu durumun toplum, şehirler, su kaynakları, tarım ve enerji sistemi açısından önemli sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Sıcak hava dalgalarının yalnızca termometrede görülen sıcaklık değerlerinden ibaret olmadığı ifade edildi. Ayrıca, beton ve asfalt gibi yüzeylerin gün boyunca depoladığı ısıyı gece atmosfere geri verdiği, bunun da şehir merkezlerinin kırsal alanlara göre daha sıcak kalmasına neden olduğu kaydedildi. Bu durum, 'şehir ısı adası' olarak tanımlandı.

Özellikle büyük şehirlerde yeşil alanların artırılması, gölgelendirme uygulamalarının yaygınlaştırılması ve şehir planlamasında ısı birikimini azaltacak çözümlerin önem taşıdığı belirtildi.

Sıcak hava şartlarında dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Yaşlılar, çocuklar, yalnız yaşayan bireyler ve kronik hastalığı bulunan kişilerin daha yüksek risk altında olduğu ifade edildi. Kalp-damar, solunum ve metabolik hastalığı bulunan kişilerin sıcak hava dönemlerinde daha dikkatli olmaları gerektiği aktarıldı. Bilimsel çalışmalar doğrultusunda, günün en sıcak saatleri olan 11.00-16.00 arasında zorunlu olmadıkça açık alanda uzun süre kalınmaması, yeterli miktarda su tüketilmesi, açık renkli ve hava geçirgen kıyafetlerin tercih edilmesi, güneş altında uzun süre kalınmaması ve fiziksel aktivitelerin sabah erken ya da akşam saatlerine kaydırılmasının önerildi.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: tuha.org.tr

Benzer Haberler

Tümünü Gör