BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, PKK ve benzeri grupların toplumsal barışı tehdit eden eylemlerine dikkat çekerek, hukuksuzlukların göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Terörsüz Türkiye sürecine dair önemli açıklamalarda bulundu. Son günlerde PKK ve türevlerinin yürütülen süreci istismar ederek, toplumsal fay hatlarını derinleştirmeye yönelik artan eylemlerine dikkat çeken Destici, bu durumun Türkiye'yi daha keskin bir kutuplaşmaya sürüklediğini belirtti.
15 Ağustos 2026 tarihinde Mersin ve Mardin'de gerçekleştirilen provokatif gösteriler ve çeşitli şehirlerde düzenlenen ayrılıkçı eylemler, bu istismarın son örnekleri arasında yer alıyor. Destici, bu tür görüntülerin, 'Süreç zarar görmesin' bahanesiyle göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Silahlı terör eylemlerinin başlangıç tarihleriyle yapılan kamusal gösterilerin, Türk milletinin vicdanını yaraladığını ve toplumsal barışı tehdit ettiğini savunan Destici, devletin terörle mücadelede olduğu kadar sürecin yönetiminde de kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini vurguladı.
Hiçbir siyasi seçeneğin, terör propagandasına veya ayrılıkçı söylemlere zırh sağlamaması gerektiğini belirten Destici, hukuka aykırı eylem ve söylemlere karşı hoşgörü gösterilmemesi gerektiğini ifade etti.
Destici, terör örgütünün Kürt vatandaşların temsilcisi olduğu iddialarının kesin bir dille reddedilmesi gerektiğini ve bu tür söylemlerin toplumu ayrıştırmaktan başka bir işe yaramayacağını söyledi. 'Süreç zarar görmesin' gerekçesiyle hukuksuzlukların göz ardı edilmesinin toplumsal barışa değil, daha büyük kırılmalara yol açacağını belirtti.
Destici, Türk milletinin vicdanının daha fazla yaralanmaması ve ülkenin birlikteliğinin korunması için süreci istismar edenlere değil, toplumsal barışı savunanlara cesaret verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne sıkı sıkıya sarılmak gerektiğini vurguladı.
Son olarak, kalıcı toplumsal barışın ancak güçlü bir devlet yapısı, eşit vatandaşlık ve hukukun üstünlüğü temelinde inşa edilebileceğini belirten Destici, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının korunmasının hayati önem taşıdığını ifade etti.