Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malazgirt savaş alanında gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda 11. yüzyıla ait Bizans balista ok uçlarının keşfedildiğini duyurdu. Bu bulgular, tarihi sürecin aydınlatılmasına katkı sağlıyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Malazgirt savaş alanında yürütülen arkeolojik çalışmalarda 11. yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçlarının ilk kez gün yüzüne çıkarıldığını bildirdi.
Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Malazgirt savaş alanında devam eden bilimsel çalışmaların tarihsel olayları aydınlatmaya katkıda bulunduğunu ifade etti. Bakan, "Malazgirt’te yürüttüğümüz bilimsel çalışmalar, tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birini arkeolojik verilerle aydınlatmaya devam ediyor. Bu yıl gerçekleştirilen araştırmalarda, 11’inci yüzyıl Bizans askeri teknolojisini yansıtan balista ok uçları ilk kez gün yüzüne çıkarıldı. Bu keşif, Malazgirt kuşatmasının bilinmeyen yönlerini aydınlatan en önemli bulgulardan biri olarak kayıtlara geçti," şeklinde konuştu.
Taşbaşı mevkiinde gerçekleştirilen kazılar sonucunda elde edilen bulgular, Bizans İmparatoru Romen Diogenes’in 22-23 Ağustos 1071 tarihlerinde Malazgirt Kalesi’ni kuşatırken kullandığı askeri teçhizata ait parçaları içermektedir. Bu bulguların, Malazgirt’e giden sürecin daha iyi anlaşılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile yürütülen çalışmalar çerçevesinde, Malazgirt İç Kalesi’nin yaklaşık 500 metre güneydoğusunda bulunan Taşbaşı mevkiinde, daha önceki kazılarda da çok sayıda kuşatma ok ucu ve Bizans sikkesi ele geçirilmişti. Yeni buluntular, bölgenin Malazgirt kuşatmasındaki stratejik önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
Uzmanlar, ele geçen balista ok uçlarının tipolojik incelemeleri sonucunda, bu parçaların 11. yüzyıl Bizans askeri teçhizatı ile ilgili olduğunu doğrulamıştır. Taşbaşı mevkiinin, 1054 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey’in Malazgirt kuşatmasında da stratejik bir rol üstlendiği belirtilmektedir. Malazgirt savaş alanında gerçekleştirilen çalışmalar, 1071 öncesindeki kuşatma sürecine ilişkin bilimsel verileri zenginleştirirken, Malazgirt Zaferi’ne giden tarihi sürecin daha ayrıntılı bir şekilde ortaya konmasına katkı sağlamaktadır.