DOLAR 49,4246
EURO 55,5508
ALTIN 6.605,64
BIST 100 12.070

Koyun Kırkımı Sonrası Doğaya Bırakılan Yünler Çevre Kirliliğine Yol Açıyor

Van'da koyun kırkımı sonrası doğaya bırakılan tonlarca yün, çevre kirliliği ve su kaynaklarına zarar veriyor. Uzmanlar, yünlerin kontrolsüz bir şekilde doğaya atılmasının ciddi çevresel sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

YAŞAM
16.07.2026 22:53
103 okuma
Okuma Süresi: 4 dk
Koyun Kırkımı Sonrası Doğaya Bırakılan Yünler Çevre Kirliliğine Yol Açıyor - TUHA

Türkiye'nin küçükbaş hayvan varlığı açısından en yüksek yoğunluğa sahip olan Van'da, yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte koyunların yünleri kırkılmaya başlandı.

Koyunların sıcak havalardan etkilenmemesi amacıyla yapılan kırkım işlemi sonrasında, ortaya çıkan yünlerin bir kısmı çeşitli alanlarda değerlendiriliyor. Ancak bazı besicilerin, kırkım sonrası tonlarca yünü gelişigüzel bir şekilde doğaya bıraktığı gözlemleniyor.

Çatak ilçesindeki Yukarı Narlıca Mahallesi'nde, besicilerin akarsu kenarlarına ve yol kenarlarına yün bıraktığı dikkat çekti.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Nurcan Avşin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde, özellikle Van'da küçükbaş hayvancılığın yaygın olduğunu belirtti.

Avşin, her yaz aylarında koyunların kırkıldığını, bunun hayvanların bakımını sağlamak ve sıcaklardan korunmalarına yardımcı olmak amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Yünlerin kontrolsüz bir şekilde doğaya atılmasının çevre kirliliğini artırdığını vurgulayan Avşin, yapağının doğal bir malzeme olmasına rağmen bu tür uygulamaların ciddi çevresel sorunlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Yapağıların biyolojik olarak parçalanabilen malzemeler olduğunu ancak doğada tamamen ayrışmalarının zaman aldığına işaret eden Avşin, görüntü kirliliği yaratmanın yanı sıra bu maddelerin uzun süre doğada kalmasının yaşam alanlarını olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde biriken yünlerin, orman yangınları açısından risk oluşturabileceği belirtildi. Ayrıca, ayrışma sürecinde mikroorganizmaların çoğalmasının doğal ekosistemin dengesini bozabileceği ifade edildi.

Yünlerin su kaynaklarına kontrolsüz bir şekilde bırakılmasının, su kalitesinde sorunlara yol açabileceği vurgulandı. Avşin, bu süreçte mikroorganizmaların sudaki çözünmüş oksijeni tükettiğini ve dolayısıyla sucul yaşam alanlarının bozulmasına neden olduğunu söyledi.

Yapağıların üzerinde bulunan ilaç kalıntıları, hayvansal dışkılar ve dış parazitlerin de su kalitesini düşürebileceği ifade edildi. Bu nedenle, kırkım döneminde yünlerin kontrolsüz bir şekilde doğaya bırakılmasının çevresel etki açısından dikkatle ele alınması gerektiği vurgulandı.

Yapağıların dokumacılık, el sanatları ve tekstil sektöründe değerlendirilebileceğine dikkat çeken Avşin, bu doğal ürünlerin sağlıklı ve tercih edilen özellikleri olduğunu belirtti.

Sentetik ürünlerin yaygınlaşması ve hızlı üretim anlayışının yapağının kullanım alanlarını azalttığını dile getiren Avşin, yapağının ısı ve ses yalıtımında da etkili bir malzeme olarak değerlendirilebileceğine işaret etti.

Narlıca Mahallesi'nde çobanlık yapan Sadullah Kıpçak, koyun yünlerinin eskiden yorgan yapımında kullanıldığını ancak şimdi değerinin kalmadığını belirtti. Kıpçak, yünlerin doğaya bırakılmasının çevreye zarar verdiğini, bu konuda bir çözüm bulunması gerektiğini ifade etti.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: tuha.org.tr

Benzer Haberler

Tümünü Gör