DOLAR 49,4259
EURO 55,5935
ALTIN 6.626,35
BIST 100 12.070

İsrail Hükümetinin Batı Şeria'daki Yerleşim Politikaları ve Artan Saldırılar

İsrail hükümeti, Batı Şeria'da yeni yerleşim yerlerinin inşası için büyük bir bütçe ayırarak, fanatik grupların saldırılarının artmasına zemin hazırlıyor. Yerleşim alanlarının genişlemesi, Filistinlilere yönelik kısıtlamaların artmasıyla eş zamanlı ilerliyor.

DÜNYA
22.07.2026 14:25
45 okuma
Okuma Süresi: 3 dk
İsrail Hükümetinin Batı Şeria'daki Yerleşim Politikaları ve Artan Saldırılar - TUHA

Son dönemde Batı Şeria'nın Deyr Cerir ve Sincil bölgelerinde fanatik İsraillilerin saldırılarında artış gözlemleniyor. Yasa dışı yerleşimlerin kurulması ve mevcut yerleşim alanlarının genişletilmesi, bu saldırılarla paralel bir şekilde devam ediyor.

Yedioth Ahronoth gazetesinin 14 Temmuz'da bildirdiğine göre, İsrail Güvenlik Kabinesi, Batı Şeria'daki yeni yerleşim alanları için 1,3 milyar şekel (yaklaşık 370 milyon dolar) bütçe ayırmayı onayladı. Bu kararın yaklaşık bir ay önce alındığı ve Başbakan Binyamin Netanyahu ile diğer yetkililerin, bu bilgiyi gizli tutma gerekçesi olarak 'Amerikalıları utandırmamak' olduğunu belirttiği ifade ediliyor.

Bütçe, yeni yerleşim alanlarının inşası ve mevcut mahallelerin genişletilmesi için altyapı geliştirilmesi amacıyla kullanılacak. İsrail hükümeti, yerleşim faaliyetlerini en fazla destekleyen yönetim olarak övünmektedir. 2022'nin sonlarında Netanyahu hükümetinin kurulmasından bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim faaliyetleri önemli ölçüde artmıştır. Birleşmiş Milletler (BM), bu yerleşimlerin işgal altındaki Filistin toprakları olarak kabul edildiğini belirtmektedir.

İşgal altındaki Batı Şeria'da, 141 İsrail onaylı ve 224 kaçak yerleşim yeri bulunmaktadır. Bu yerleşimlerde yaklaşık 750 bin Israilli yaşamaktadır. Yerleşim alanlarının genişlemesiyle birlikte, İsrail ordusu ve fanatik Yahudiler, Filistinlilere yönelik saldırılarını artırarak, öldürme, gözaltına alma ve mülk yıkımına yönelmektedir.

Filistinliler, bu saldırıların Batı Şeria'nın ilhak edilmesine yol açtığını ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulma olasılığını tehdit ettiğini vurgulamaktadır. Uzmanlar, yerleşim faaliyetlerindeki artışın, yerleşimci grupların Batı Şeria'daki sivil yönetim ve inşaat işlerinde kontrol sahibi olmalarıyla bağlantılı olduğunu belirtmektedir.

2023 yılında, Batı Şeria'daki sivil yetkilerin aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'e devredilmesi, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki doğrudan kontrolünü güçlendirmek amacıyla atılmış bir adım olarak değerlendirilmektedir.

Siyasi analist Ala er-Rimavi, bu durumun artık hükümet ile yerleşimciler arasında bir fark olmadığını ve her iki tarafın aynı siyasi proje kapsamında hareket ettiğini ifade etmektedir. Hükümetin, yerleşim projelerini desteklemek için siyasi, mali ve askeri araçlarını kullandığına dikkat çekilmektedir.

İsrail hükümeti, yerleşim yerlerinin genişletilmesi için gerekli bütçeleri ve koruma sağlama görevini üstlenirken, bu faaliyetlerin uluslararası hukuk açısından yasa dışı olduğu ve BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal ettiği belirtmektedir. İşgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerine dair eleştiriler artarken, bu durumun bölgedeki demografik yapıyı değiştirebileceği konusunda uyarılarda bulunulmaktadır.

Batı Şeria, Oslo 2 Anlaşması uyarınca 'A', 'B' ve 'C' bölgelerine ayrılmıştır. 'A' bölgesi Filistin yönetiminin tam kontrolündeyken, 'B' bölgesinde sivil yönetim Filistin'e, güvenlik kontrolü ise İsrail'e aittir. 'C' bölgesi ise tamamen İsrail'in kontrolündedir.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: tuha.org.tr

Benzer Haberler

Tümünü Gör