Almanya ve Fransa'da devam eden sıcak hava dalgası, kuraklığı derinleştirirken, bazı bölgelerde su kısıtlamaları sıkılaştırıldı. Fransa'da su kaynaklarının azalması nedeniyle yeni tedbirler devreye alındı.
Almanya ve Fransa, sıcak hava dalgası nedeniyle kuraklıkla mücadele ediyor. Fransa'da, 2012'den bu yana Temmuz ayında kaydedilen en yüksek kuraklık seviyeleri yaşanıyor ve bu nedenle bazı vilayetlerde su kısıtlamaları artırıldı.
Avrupa Kuraklık Gözlemevi'nin verilerine göre, Fransa ana karasının %96,5'inde kuraklık gözlemleniyor. Ülke genelinde sadece üç vilayet su kısıtlamalarından muaf kalırken, diğer bölgelerde kısmi veya tam kısıtlamalar uygulanıyor.
Özellikle Orne vilayetinde, kuraklık krizi yaşayan beş bölgede su kıtlığını önlemek amacıyla yeni önlemler alındı. Aisne vilayetinde ise su kaynaklarındaki azalma nedeniyle tarımsal faaliyetler için kullanılan suların azaltılması istendi. Bu vilayette araç yıkama servisleri dışında araç yıkanması ve yüzme havuzlarının doldurulması yasaklandı.
Fransa'nın Drome vilayetinde de su kullanım kısıtlamaları artırıldı. Alman Meteoroloji Servisi (DWD) tarafından yapılan ölçümlere göre, Almanya'nın Bad Brückenau beldesinde sıcaklık 40,9 dereceye ulaştı ve bu durum kuraklığı daha da derinleştirdi.
DWD'nin verilerine göre, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde Temmuz ayı, 1881'den beri en kurak Temmuz olarak kaydedildi. Eyalette metrekare başına düşen yağış miktarı yalnızca 18 litre olarak ölçüldü. Bu sayı, 2018 yılında kaydedilen en kurak Temmuz'daki 26 litrelik seviyenin de altında kaldı.
Almanya genelinde 100'den fazla şehir ve ilçe, su tüketimini sınırlandıran önlemler aldı. Münih'te, bahçelerdeki havuzların doldurulması, çimlerin sulanması ve otomobillerin yıkanması yasaklandı. Hannover'de bahçe sulaması da yasaklandı. Potsdam'da devletin saray bahçelerinin sulanması durduruldu.
Uzmanlar, yaşananların Almanya'nın uzun süreli kuraklık dönemlerine karşı su yönetimi konusunda yeterince hazırlıklı olmadığını ortaya koyduğunu belirtiyor. Ülkede su kaynaklarının korunmasına yönelik daha kapsamlı ve sürdürülebilir tedbirlere ihtiyaç duyulmakta.