Ekonomistlerin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yılın geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceğine dair iyimser öngörüleri sürüyor. Jeopolitik gerilimler ve enflasyonist baskılar, Fed'in faiz politikasını etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor.
Son haftalarda, ABD ile İran arasındaki jeopolitik gerilimlerin artışı, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası üzerindeki beklentileri etkilemiş durumda. Ancak, açıklanan makroekonomik veriler, enflasyonist baskıların öngörüldüğü kadar etkili olmadığını ortaya koyuyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki enerji tedarikine dair sıkıntılara rağmen, bu veriler Fed'in sıkı para politikası uygulama ihtimalini zayıflatmıştı. Yine de, çatışmaların yoğunlaşması ve petrol fiyatlarının 100 doları aşması, faiz artırımı endişelerini yeniden gündeme getirdi.
Uzmanlar, enflasyonist etkilerin sınırlı kaldığını ve gümrük tarifelerinin fiyatlara yansımış olduğunu belirtiyor. Bu bağlamda, Fed'in yılın geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceği öngörülüyor. ABN Amro Ekonomik Modelleme Sorumlusu Rogier Quaedvlieg, Fed'in temmuz ayı toplantısında faiz oranlarını sabit tutmasını bekliyor.
Quaedvlieg, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimlerin ve artan petrol fiyatlarının Fed üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti. Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son tutanakları, iki olası senaryonun öngörüldüğünü gösteriyor: birincisi, enflasyonun kısa sürede düzelmesi ve faiz oranlarının sabit kalması; ikincisi ise enerji fiyatları ve yapay zeka kaynaklı talep baskılarının enflasyonu artırması.
Quaedvlieg, son verilerin enflasyonun kısa sürede düzelmesi senaryosunu desteklediğini, ancak petrol fiyatlarındaki artışın ikinci senaryonun olasılığını artırdığını belirtti. Ayrıca, yeni bir gümrük tarifesi döneminin de yürürlüğe girmek üzere olduğu ve bunun fiyat baskılarına neden olabileceği ifade edildi.
ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley, enflasyonun yavaşlamasının Fed'i şahin politikalardan uzak tuttuğunu belirtti. Knightley, Fed'in faiz artışı yapıp yapmayacağı konusunda üyeler arasında bir bölünme olduğunu ve istihdam artışının ılımlı seyri ile enflasyon baskılarının hafiflemesi ışığında, faizlerin sabit kalacağı yönündeki görüşlerin ağır bastığını vurguladı.